Evler hakkında genel bilgi

Ev tabiri daha çok yalnız bir ailenin oturdu?u ve kulübeden büyük konakdan küçük yapılar için kullanılır. ?nsanların oturdukları her türlü binaya ev de dahil olmak üzere “mesken” denilmektedir.

Evler, köy evi, ?ehir evi gibi sınıflara ayrılırlar. Deniz kıyısında olanlara “yal?ev” veya sadece “yal?” denir.

Her milletin kendine has ev tipi vardır. Milletlere göre ev tipleri, mimari yönden farklılık gösterirler. Bu fark da gerek milletlerin ya?ad??? yerdeki tabiat ?artlarına göre, gerekse mimari kültür, karakter özelliklerini ihtiva eder.

Evler yapılırken her bakımdan en elveri?li malzeme kullanılmaktadır. Mesela a?acı bol olan bir bölgede ev yaparken kullanılmak için ba?ka bir malzeme bulma imkanı yoksa a?açtan yapılmış evler in?a edilmektedir. Kuzey kutbunda Eskimoların evlerini sık??m?? karlardan bloklar halinde keserek bu kar bloklarını örüp ev yaptıkları gibi. Ev in?a ederken kullanılacak malzeme en yakın yerden ve bulundukları bölgede en iyi ?artlarda elde edilebilecek olanlardan seçilmektedir.

Bir de evlerin in?asında milletlerin ya?ay?? biçimlerinin de tesiri olduğu muhakkaktır. Bir Türk evinde, gelen misafir için ayrı bir bölüm, ev halkı için ayrı bir bölüm bulunur. Hatta kullanıl??a göre, ayrı ayrı vazifesi olan bölümler vardır. Oturmak için, yatmak için, yemek yemek için ayrı bir oda vardır ve bunlar gibi, maksada göre, ayrı ayrı kullanılır. Pek çok millette değişik şekilde de olsa bu tip evler vardır. Ama bir Japon evinde durum böyle değildir. Odaların birinden diğerine sürme kapılarla geçilir. Bu odalar ayrı ayrı ihtiyaçlar için kullanılmayıp, her odadan hem oturma, hem yatma hem de yemek odası olarak istifade edilir.

Bunlardan da anla??laca?? gibi, evler her millette aynı gaye ile yapılır. Hatta aynı malzeme bile kullanılabilir. Ama ya?ay?? bakımından bu bir kültür i?idir ve mutlaka fark vardır.

Türk evleri: ?lk önceleri basit olarak yapılan evlerde barınan Türkler, daha sonraları bulundukları devirlerin ?artlarına göre eskiye nazaran daha geli?miş ve gitgide de bugünkü ?eklini kazanan değişik tipte yapılarda oturdular. Aslında yapı kelimesi de örtme, dışarıya karı? içi muhafaza etme demektir.

Türklerin en eski zamanlardan beri içinde ya?adıkları evler ba?lıca iki sınıfa ayrılır. Bu iki sınıftan birisi ta??nabilir durumda olan evler, diğeri ise yerli evler, diğer bir tabirle sabit evlerdir.

Türkler önce, a?aç dallarından yaptıkları kulübeleri, hasırlar veya hayvan postlarıyla kaplayarak, daha sonraları koyun ve keçi yünlerinden dokudukları kilimlerle örterek, çadır yapma?a ba?lam??lardır. Bunlar ta??nabilir durumda konar göçer evlerin ba?lang?cı olmuştur. Tabiat ?artlarından dolay? devamlı göç halinde olan Türkler bu çadırları geli?tirerek daha kolay ta??nabilen, dayanıklı ve tabiat ?artlarına daha mukavemetli hale getirdiler.

Türklerin tamamı göçebe olarak ya?amam??lardır. Yerle?ik duruma geçenler de olmuştur. Bunlar ziraatle u?ra?tıkları için veya yerle?ik durumda ya?amaya mecbur oldukları için sabit evler yapm??lard?. Gerek ta?tan ve gerekse kerpiçten yapılmış olan bu evler malzeme ve şekil yönünden, değişik türde idiler.

Malzeme ve şekil yönünden meydana gelen ev tipleri ve bunların tabirleri ?öyledir: Keler, ma?ara, a?aç kovu?u, hug, huydek, çadır, dolma veya h?m?? ev, ahşap veya çatma ev, çat? ev, çamur ev, kerpiç ev, ta? ev, tu?la ev, beton ev, vs.

Eski Türklerin Orta Asya’daki evleri genellikle kerpiçten olup, ta?? bol olan memleketlerde ta?tan yapılırd?. Bu evlerin üstü toprakla örtülü düz dam şeklindedir. Zengin evlerinin üst katlarında üstü örtülü ve önü açık “talar” veya “talkar” denilen kısımlar vardır ki burası yazın oturmaya ve yatmaya mahsustur.

Ev mimarisi daha çok her memleketin iklimine ve malzeme ?artlarına ba?lı olduğu gibi yerli şekillere de uymak mecburiyetindedir. Anadolu’ya gelen Selçuklu Türkleri beraberinde getirdikleri mimar ve yapı ustalarıyla Orta Asya ve ?ran evlerinin tesirini de birlikte ta??dılar. Selçuklular ile Selçuklulardan sonra Anadolu’da hüküm süren Türklerin Anadolu’da yaptıkları evlerde, Orta Asya ve ?ran evlerinin tesirleri görülmekte ise de, bulundukları bölgenin yapı ile ilgili mecburiyetlerinden do?an yerli şekiller de görülür. Bu suretle Anadolu’ya has, Türk ev tipi ortaya çıkt?. Dini ve askeri mimarideki ta?tan ve sa?lam olarak yapılmış binalar sivil mimaride yapılmad??? için çeşitli sebeplerle zaman içinde bu evlerden çok büyük kısmı ortadan kalkm??tır. Bugün Türkiye’de görülen en eski evler bir veya iki asırlıktır. Daha eski eve rastlamak imkansız gibidir.

Bugün mevcud olan eski Türk evlerine göre Türkiye’deki ev tiplerini, birbirinden farkları dolayısı ile dört gruba ayırabiliriz. Bu dört grup, her ev tipinin yo?un olduğu dört bölgeye göre ortaya çıkm??tır. ?simlendirme olarak da; Do?u Anadolu bölgesi evleri, Orta Anadolu ve Rumeli bölgesi evleri, Güney Anadolu bölgesi evleri, son olarak da ?stanbul ve çevresi evleri diye yapılabilir.

Do?u Anadolu bölgesi evleri: ?klim olarak çok so?uk olan bu bölgenin evleri bölgenin iklim ?artlarına uyacak şekilde yapılmıştır. Bu sebeple diğer bölgelerin evlerinden şekil ve in?a malzemesi bakımından çok farklıdır. şekil ve mimari karakter olarak aynı bölgenin çeşitli ?ehirlerinde de değişiklikler gösterirler.

Hem diğer bölgelere göre, hem de bu bölgenin ?ehirlerine göre değişiklik gösteren Do?u Anadolu evleri, ana hatlarıyla ayn?dır. So?u?u içeri geçirmemesi için, ta?tan in?a edilmişlerdir. Ço?u iki katlıdır. Tek katlı olanlar da vardır. Ama bunlar biriken karların altında kalmaması için zeminden bir buçuk metrelik bir temel üzerine yapılmışlardır.

?ki katlı evlerde zemin kat mutfak, çama??rlık, odunluk, ambar ve ahır gibi kısımlara ayrılmıştır. Günlük hayat için üst kat kullanılır.Her iki katın arası ahşap olarak yapılmıştır. Her an pencereleri açmak mümkün olmad??? için odaların tavanları yüksek olarak yapılmıştır. Cephelerindeki pencereler az olup, çift çerçevelidir. Damları toprak örtülüdür. Ocak ve bacalara çok önem verilir.

Evlerin cephesinde kanatlı büyük bir kapıdan ta? dö?eli ve “kanatl?” tabir edilen geni? bir avluya girilir. Avlunun bir tarafındaki merdivenlerden yukarıya çıkılır. Bir taraftaki kapıdan da odunluk ve ambar gibi kullanılan ba?ka bir avluya geçilir. Di?er bir kapıdan ahıra geçilir ki, ahırın dışarıya açılan bir ba?ka kapısı daha vardır. ?kinci avludan bir dehlizle mutfa?a geçilir. Mutfağın yanında bir veya iki oda bulunur. Burası hareme aittir. Yukarıya buradan da çıkılmak için bir merdiven daha vardır. Birisi hareme diğeri selaml??a ait olmak üzere iki helası bulunur. Yukarıya çıkan merdivenler bir sofaya çıkar. Odalara bu sofadan girilir. Odaların iç düzeni Orta Anadolu evlerininkiyle ayn?dır.

Buradaki evlerin, so?uk sebebiyle kar ve ya?murdan cepheleri çabuk bozuldu?undan sık sık tamirleri gerekir. Bu tamirler sırasında kolaylıkla iskele kurulabilmesi için bir ucu duvara saplanm??, diğer ucu duvardan d??arı ta?tan sır?klar konulur.

Orta Anadolu ve Rumeli evleri: Anadolu’da köy evleri, genellikle kerpiçten yapılmış ve üstü toprak örtülü, düzdamlı olup, hemen hemen birbirinin ayn?dır. ?ehir ve kasaba evlerinde ise durum çok farklıdır.

Orta Anadolu ve Rumeli evlerinde durum ?öyledir: Kapıdan üstü açık bir avluya girilir. Bu avlunun etrafı duvarlarla çevrilidir. Bu evler genellikle iki katlıdır. Üç katlı olanları da görülür. Ama bu tip evlerin ikinci katları bir asma kat ve ara kattan ibarettir. Alt kat ahır, samanlık ve ambar gibi kısımlara ayrılır. Bu katta oturulmaz. Avludan üst kata, üstü açık bir merdivenle çıkılır. Bazı evlerde iki merdiven bulunur. Bunların birisi haremlik, birisi ise selamlık kısmına çıkmak içindir. Merdivenden bir tarafı açık ve veranda gibi geni? bir sofaya çıkılır. Ev halkı yaz günleri bu sofada oturur. Bazan geceleri de burada yatarlar. Selamlık olan evlerde bu sofalar bir bölme ile iki kısma ayrılmıştır. Bu sofalara, Anadolu’da her bölgede, değişik tabirler kullanılır. Serge, sergah, divanhane, yazlık, tahtabo?, hanay ve sofa gibi. Yazın ev halkının hayatı burada geçti?i için sokaktan geçenler ve kom?ular tarafından görülmemek için evin bahçe tarafına yapılmışlardır. Bu sofaların önü açık ve üstü direklere oturan bir ahşap çatıyla kaplıdır. So?u?u çok olan memleketlerde sofaların camekanla örtüldü?ü görülür. Bunlara Rumeli ve Edirne evlerinde rastlanır. Fakat Anadolu evlerinde, Özellikle Ankara evlerinde bu camekanlar çatıya kadar gitmeyip, hava ve güne? girecek kadar üst taraflarında açıklık bırakılır. Sofaların bir tarafında sekiler, hatta bazılarında eyvanlar vardır. Bunların üzerlerine kerevet ve ?ilte konarak oturulur. Odalar bu sofanın bir tarafına dizilmişlerdir. Kapıları “yürdüm” denilen bir aral??a açılır. Oradan ba?ka bir kap? ile sofaya geçilir. Kapıları küçüktür. K???n bir perde ile örtülür. Her odada, içeriye girince, dar ve odanın zemininden alçak odanın enince uzanan tu?la dö?eli bir bölüm yapılmıştır. Burası ayakkab? çıkarmaya mahsustur. Seki alt? veya papuç yeri diye tabir edilir. Her odanın bir oca?? ve bu oca??n yanlarında testi vs. koymak için küçük hücreleri ve bazılarında kapaklı dolaplar ve yüklükler vardır.

Odalar umumiyetle soka?a çıkıntılı olduğu için cephede ve yanlarda pencereler bulunur. Bu pencereler iki sıradır. Odaların pencereleri önünde boydan boya bir sedir bulunur. Bunlara bazı yerlerde kerevet veya sedir tabir olunur. Minder konularak yastık dayanır. Odanın bütün eşyası yere serilen halılar, sedir üstüne konulan minder ve yastıklarla pencerelere asılan perdelerden ibarettir.

Güney Anadolu bölgesi evleri: Bu bölgenin evleri, ana hatlarıyla diğer bölge evlerine benzerler. Fakat diğer bölgelerin evleriyle bu evlerin mimari durumu ve şekil itibariyle aralarında çok fark vardır. Bu evler geni? saçakl?, kiremit kapl?, çatılarla örtülüdür. Avlunun ve binanın beden duvarları genellikle ta?tan olup, sıvasızdır. Beyaz renkte badana yapılmıştır. Ah?ap, cumbalar ve hayat kısmında kullanılm?? olup, o da fazla değildir. Genellikle bu bölge evleri d?? sofalı tipte yapılmıştır. Odalar, buradan da sofaya açılırlar. Merdivenler ve kapılar ortada toplanm??lardır. Bir veya iki kenarda sekilik denilen oturma yerleri düzenlenmiştir. Soka?a karı? açılan sofanın önü, pencereli veya kafesli bir duvarla gizlenmiştir. Eve yüksek duvarlı bir avludan, avluya ise, kanatlı bir kapıdan girilir. Sahil kesiminde bulunan evler ise, Akdeniz ülkelerinin mimarilerinin tesirlerini ta??rlar. Türk mimarisinin özellikleri ile karı??k yapılmıştır.

?stanbul ve çevresinin evleri: Bu evler, gerek plan, gerekse cephe ve inşaat bakımından Anadolu evlerinden hayli farklıdır. Genellikle iki veya üç katlı olup, ahşaptan yapılmışlardır. Bunların diğer bölge evleriyle, farklı yönlerinden birisi, önü açık sofalarının olmamasıdır. Yalnız bunların sofası ortada ve sokak cephesinde yer alır. Odalar bu önü kapalı sofanın iki tarafında yer alırlar. Bu tipe “karnıyarık” derler. Bu evlerin duvarları dışarıdan tahta kaplama ve içerden Ba?dadi sıva ile kaplıdır. Bu bölge evlerinde üstü açık avlu yoktur. Bunun yerine bahçe vardır. Avlu evin altındadır. Evin altındaki avluya d??ardan bir kap? ile girilir. Bu avlunun etrafında odalar sıralanır. ?stanbul evlerinde bu odalarda da oturulur. Bunlar hizmetçi odası ve yemek odası olarak kullanılır. Ço?unlukla evlerde ikinci kat, kısa tavanlı bir iki odadan ve bir heladan meydana gelir ve ayrı bir merdiveni vardır. Büyük olan evlerde iki tane avlu veya avlu ikiye ayrılmış şekildedir. Bu iki kısmın her birisinden ayrı bir merdivenle üst katlara çıkılır. Evin bu şekilde ayrılan küçük kısm?, erkek misafirler için olup, selamlık diye tabir olunur. Kadınlara ait olan diğer kısma ise haremlik denir. Haremlik ile selamlık arasında dönme dolap vardır ki, iki kısım arasında al??-veri?i sa?lamak içindir. Selamlıkta bulunan erkek ile haremlikte bulunan kadın aynı anda bu dolab? kullandıkları halde birbirlerini görmezler. Her evde, evin efendisine veya misafir kabulüne mahsus bir oda vardır. Bu odaya ba? oda denilir. Odalar geni? ve çok pencerelidir. Kapılar sofaya açılır. Kapılardan odalara girilince sıra ile yüklükler, dolaplar ve bunların ortasında ayna konacak hücreler vardır. Bir sıranın oda içinde meydana getirdi?i çıkınt? kap? yanında bir bo?luk meydana getirir ve buraya perde asılarak k?? günlerinde odaya so?uk girmesine mani olur. ?stanbul evlerinde ocak pek görülmez. Genellikle mangalla ?sıtılan odaların pencereleri d??tan kafeslidir. Bazı evlerde de soka??n iki tarafını görebilmek için “cumba” denilen kafesli çıkıntılar vardır. Cumbaların yanlarındaki pencerelere de “köşe penceresi” denilir. Bu kafeslerin bazılarında d??arıy? gözetleyebilmek için küçük yuvarlak delikler bulunur. Bu evlerin tavanları tahtadır. Genellikle süsleme nak??lı veya manzaralı değildir. Tavandaki süsleme ç?talardan değişik şekilde yapılıp bir iki renkte boyanır.

Bölgelere göre,Türk evleri gözden geçirildi?inde şu neticeye varılır. Bulundu?u yörenin iklim ?artlarına uygun şekilde in?a edildi?i halde, hepsinde genel özellik içe dönük, Türk ya?ay???nı aksettirirler. Her tarafı ihtiyaçları karı?lamak için donatılm?? oldukları halde, ço?u gösterişten uzak ve sade bir yapıya sahiptir.

Müslüman Türkün temizli?ini, tertibini, karşılıklı sayg?y?, tabiat sevgisini bu evlerin bahçesinde, odasında, penceresinde kısaca her tarafında görmek mümkündür. Osmanlılarda hayatın içe dönük ayrı bir mahremiyeti olmas?, evlerin yap?m özelliklerinde çok tesirli olmuştur.

Turkcebilgi.com: Ev hakkında ansiklopedik bilgi

Ziyaret edilenler

  • eski evler hakkında bilgi
  • farklı ev tipleri hakkında bilgi
  • ESKİ EVLER
  • ev çeşitleri hakkında bilgi
  • tarihi evler
  • farklı ev tipleri ile ilgili bilgi
  • eski osmanlı evleri
  • tarihi evler hakkında bilgi
  • eski evler hakkında kısa bilgi
  • eski evler hakkında bilgiler

Fikrinizi yazin

Mesajiniz: